|
Tweet |
Demir, terörün sona ermesi ve Türkiye’nin kalıcı bir toplumsal huzura kavuşmasının herkesin ortak beklentisi olduğunu belirterek, ancak bu hedefe ulaşmak için atılacak adımların aceleye getirilmemesi ve toplumun tüm kesimlerinin ikna edileceği bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Özel’in eleştirisi sürecin kendisine değil, yöntemine”
Özgür Özel’in teklifin hazırlanış biçimine yönelik “özensiz” ve “teknik eleştiriye açık” değerlendirmelerinin doğru anlaşılması gerektiğini belirten Demir, Yeni Parti’nin itirazının Türkiye’nin huzur arayışına olmadığını vurguladı.
Demir, “Burada önemli bir ayrım var. Türkiye’nin terörden kurtulmasını istemek başka, önümüze getirilen her metni sorgulamadan kabul etmek başka. Genel Başkanımız Özgür Özel’in tavrı da tam olarak bu noktadadır. Hedef konusunda kararlıyız, yöntem konusunda ise milletin ve Meclis’in hakkını korumak zorundayız” dedi.
“İş dünyası da öngörülebilir bir Türkiye istiyor”
Bir iş insanı olarak Türkiye’de ekonomik istikrarın doğrudan siyasi ve toplumsal istikrarla bağlantılı olduğunu dile getiren Demir, uzun vadeli yatırımların ve üretimin güçlü bir hukuk düzenine ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Demir, “Ekonominin büyümesi yalnızca faiz, kur veya enflasyon rakamlarıyla açıklanamaz. Yatırımcı geleceğini görebilmek ister. Bunun için de güçlü kurumlara, öngörülebilir hukuka ve siyasi istikrara ihtiyaç vardır. Türkiye terör sorununu çözerken aynı zamanda demokratik kurumlarını da güçlendirmelidir” ifadelerini kullandı.
“Meclis’in iradesi güçlendirilmeli”
Çerçeve Yasa kapsamında yürütme içerisinde oluşturulması planlanan mekanizmaya da değinen Demir, sürecin TBMM denetiminden uzaklaşmaması gerektiğini belirtti.
Demir, “Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulacak mekanizmalar görevini yapabilir. Ancak milletin temsil edildiği TBMM bu sürecin merkezinde olmalıdır. Meclis sadece bilgilendirilen değil, süreci denetleyen ve gerektiğinde yön veren kurum olmalıdır” diye konuştu.